admin

24 Mart 2020

Yorum yapılmamış

Doğadaki Şef’in Tavsiyeleri

PİKNİK YAPARKEN DOĞAYI KORUMAK

 

 

 

Tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de pandemi sürecinde alınan önlemler neticesinde hem kendi sağlığımızı, hem sevdiklerimizin sağlığını hem de toplumumuzun sağlığını düşünerek evlerimizden çıkmadık. Oysaki pandemi sürecinden önce çok alışmıştık dışarıda vakit geçirmeye. Evde hepimiz çok bunaldık. Evlerimizde kalırken, dışarıda vakit geçirirken aslında ne çok gereksiz şeylerle vaktimizi harcadığımızın da farkına vardık. Kendimizi doğaya atma ihtiyacı duyduk. Kimimiz ailemizle piknik yapmayı çok özledik, kimimiz gözden uzak bir yerlerde çadır kurup doğayla baş başa kalmayı hayal ettik. Doğa yürüyüşleri yapmak istedik. Attık kendimizi bir mesire alanına ya da bir ırmak kenarına. Doğanın vefasını bir kez daha gördük, her ne kadar biz insanlar doğaya hep zarar versek de. Evet maalesef biz insanlardan daha fazla doğaya zarar veren başka bir canlı türü daha yok. Piknikler yaptık çöplerimizi sağa sola attık. Ateş yakmak için belki henüz daha yaş olan ağaç dallarını kestik.  Ateş yaktık ateşi söndürmedik. Ormanlarımız yandı. Ormanlarla beraber ormanda yaşayan birçok canlının da telef olmasına sebep olduk.

Bu yazımda sizlerle nasıl doğaya zarar vermeden piknik yapabileceğimizi ve piknik yaparken yapılan yanlışlardan bahsedeceğim.

Öncelikle pandemi sürecinde devletimizin sokağa çıkmaya izin verdiği süreçlerde piknik planlamalıyız. Ve yine ateş yakmanın yasak olmadığı yerlerde pikniklerimizi yapmaya özen göstermeliyiz. Ateş yakmak için ağaçlardan yere dökülmüş kuru odun ve kuru dalları toplayarak ateşlerimizi yakmalıyız. Asla ağaçları kesmemeliyiz. Ağaçlara isim yazıp, çeşitli şekiller çizmemeliyiz. Sevdiğimizin baş harfini kazımamalıyız ağaçlara, zaten seven insan sevdiğinin ismini kalbine kazır ağaca değil. Piknik yaptığımız yeri terk etmeden önce yaktığımız ateşin mutlaka sönmüş olmasına dikkat etmeliyiz. Sönmediyse asla ateşi söndürmeden o bölgeyi terk etmemeliyiz. Çöplerimizi mutlaka çöp poşetlerine koyup en yakın çöp bidonuna atmalıyız. Eğer yakınınızda çöp bidonu yoksa çöplerimizi arabaya yanımıza alıp yolda önümüze çıkan ilk çöp bidonuna atmalıyız.

Aslında bunlar bilinçli bir vatandaşın yapması gereken çok basit şeyler değil mi? Hatta çocukluktan beri bunun eğitimini de alıyoruz hepimiz. Peki ya nedendir piknik ve mesire alanlarındaki her tarafa savrulmuş çöp yığınları?

Şimdi bu yazıyı okuyan siz değerli takipçilerimizden kendiniz ile bir muhasebe, özeleştiri yapmanızı rica ediyorum. Özeleştiri yapmak bir insanı daha da bilinçlendirir. Kendi yaptığı yanlışları görür ve o yanlışları bir daha tekrarlamamaya çalışır. İnsanı olgunlaştırır. Daha sağlıklı kararlar vermesine yardımcı olur. Hepimiz özeleştiri yaptıysak eğer, kaçımız yukarıda yazdığım hataları yaptık. Belki de birçoğumuz. Telaşa kapılmayın yaptığınız özeleştiriyi kimse bilmeyecek. Zaten başkasının bilmesine de gerek yok değil mi? Önemli olan kişinin kendisini bilmektir. Ne güzel söylemiş Yunus Emre: “İlim ilim bilmektir, ilim kendin bilmektir. Sen kendini bilmezsen bu nice okumaktır”.

Sağlıcakla kalın. Doğada kalın.

Sevgilerimle.

 

#dogadakichef

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

tr_TRTurkish
tr_TRTurkish