admin

04 Eylül 2020

Yorum yapılmamış

Doğadaki Şef’in Yeni Yazısı

HOŞGELDİN EYLÜL

 

 

Eylül… 

Ne güzel bir aydır değil mi? Biraz huzur, biraz mutluluk, biraz da hazandır. Uğruna şiirler yazılan, şarkılar bestelenen asil bir aydır. Sonbaharın başlangıcı gibi görünse de başlı başına bir mevsimdir aslında. Ağaçlardan teker teker dökülen yapraklar, sanki sevdiğinden ayrılır gibi hüzünlüdürler. Araftadırlar, gitmekle gitmemek arasında.

 

Aslında geldiği yere geri dönüyordu; peki ya nedendi bu kadar hüzün? Başka bir sevdiğiyle, “toprakla” kavuşacaktı. Sonra yeniden yeşerecekti, çiçek açacaktı ve umut verecekti biz insanlara. Kendisi gibi sararan, kırışan yüzlerimizi gülümsetecekti. Peki ya nedendi bu kadar hüzün?

 

Eylül ayı doğanın en güzel olduğu aydır. Kuş cıvıltıları daha bir melodiktir. Ağaçlar, yapraklar daha bir rengarenktir. Toprak; üstünde sevdiğin, sevdiklerin ile el ele kol kola yürüyecek güzelliktedir. Gökyüzü biraz kızıl, biraz mavi, biraz da karadır. Irmaklar, dereler, denizler biraz dingin, biraz hırçındır. Doğa, insan gibidir eylülde. İnsanlar doğa gibi.

 

Sevgili okurlarım, yeni bir yazıyla daha sizlerle birlikteyim. Yazıma, eylül ayının bende bıraktığı duyguları biraz paylaşarak başladım sizinle. Aslında birçoğumuz aynı duyguları hissederiz eylülde, biraz mutluluk, biraz hüzün verir içlerimize. Peki ya bu durum bizim iç sesimizle alakalıysa. Hani derler ya evrene hep olumlu mesaj gönder diye. Acaba gerçekten doğru mudur? Evrene olumlu mesaj gönderirsek gerçekten mutlu olur muyuz? Mutlu olmak her insanın hakkı değil mi? O zaman ne duruyoruz? Bugünden itibaren var mısınız evrene güzel mesajlar göndermeye? Var mısın eylül ayının hazanını yok etmeye.

 

Bıkmadınız mı beton yığınlarından? Trafiğin hengâmesinden? Dev alışveriş merkezlerinin bol ışıklı ama bir o kadar iç karartıcı vitrinlerinden.

 

Peki ya nasıl yapacağız?

 

Dedim ya doğanın da en güzel olduğu ay eylüldür diye. Çıkalım doğaya, kaçırmayalım güzellikleri. Kuşların cıvıl cıvıl şarkı söylemelerini dinleyelim. Dalga seslerini, rüzgarın uğultusunu, hafif çiseleyen yağmurun toprakla buluştuğu sesi dinleyelim tüm kalbimizle. Yürüyelim sevdiklerimizle mis gibi kokan toprağın üzerinde umutla. Avazımız çıktığı kadar bağıralım, şarkılar şiirler söyleyelim. Atalım üstümüzdeki tüm kötü enerjiyi. Bırakalım doğaya, doğa işini bilir çünkü. Alır tüm kötü enerjiyi. Ne istediysek vermedi mi bize zaten?

 

Ne demiş Mevalana Celaleddin Rumi: 

“Yeni yapraklar çıkabilsin diye, eski yaprakları temizler hüzün. Üzülme, sonbahar serttir ama sonu aydınlıktır.”

 

Aydınlık ve sağlıklı günlerde buluşmak üzere. Kendinize iyi bakın. Doğada kalın.

Not: 8-9 Eylül tarihlerinde Samsunumuzun güzel ilçesi “Saklı Cennet” diye tabir edilen Ayvacık’ta güzel bir doğa kampı ile sizlerle birlikte olacağım.   

 @dogadakichef

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

tr_TRTurkish
tr_TRTurkish